Cuma, 11 Eylül 2026

Özel Hastane Skandalı: Boş Gebelik Değeri 30 Bin TL

Sinan Kaleli 3 dk okuma 0 yorum

Eda Ö., 3. çocuğuna hamile olan bir ev kadını, 06.08.2026 12:15’te özel hastaneye rutin kontrol için gitti. Hastanede ultrasonografi tetkikinde, gebelik kesesinde embrioya ait iz bulunamadığı, “anembriyonik gebelik” yani boş gebelik olabileceği rapor edildi. Eda Ö., bir saat sonra devlet hastanesine başvurdu ve burada bebeğinin kalp atışının canlı olduğunu öğrendi. Bu çarpıcı çelişki, Eda Ö.’nü hemen suç duyurusuna yönlendirdi.

Çok çabuk bir şüphe oluştu: “Bebek yok, kalp atışı yok, gebelik ölü. Hayati risk taşıyorsunuz. Bebeğin acilen alınması gerekmektedir.” Dr. O.Ş.C.’nin bu sözleri ve 30 bin TL talebi, Eda Ö.’nün öfkesini ateşledi. Kendi dilekçesinde, doktorun, radyoloji uzman Dr. N.A. ve hastane yetkililerinin “Çocuk düşürtmeye teşebbüs” ve “Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçlarından sorumlu tutulmasını talep etti.

Bana bak, bu olay üç farklı açıdan anlatılmalı. İlk olarak, hastanenin raporuna göre, Eda Ö.’nin göğüsleri içinde bir can yokmuş; sonra devlet hastanesinde, kalp atışı tespit edildi. Bir kez de hastane, “siz eski bir müşteri olduğunuz için 30 bin liraya bu işi yapacağız” diyerek, işlem kabul edilmediğini iddia etti. Eda Ö., “Bunu burada yaptırmak istemiyorum” diyerek, doktorun “tamam tercih sizin” diyerek kaçırmasıyla, görüşme arasında bir anda karar değişti.

Hastane yetkilileri, Eda Ö.’nün dilekçesinde “Bebeğin ölü olduğuna dair rapor verilmedi, embriyo izlenemediği için takip önerildi” diye savunma yaptı. Ancak Eda Ö., “Sadece özür dilendi, hatalarınızı kabul etti, ama bana ‘Sizin için ne yapabiliriz?’ derler. Ben de ‘Bunun için yapabileceğiniz hiçbir şey yok’ dedim” diyerek, haklarını sonuna kadar kullanacağını söyledi.

Bu olay, tıbbi etik ve hasta hakları konularında ciddi soru işaretleri doğurdu. Eda Ö., “Doktor beni ikna etmeye çalıştı, savcılık kanalıyla şikayette bulundum. Şimdi devam eden süreçte, belki de ikinci bir hastane fikrine yönelmişler var. Doktorun ‘Neden ağlıyorsun, en azından gebe kalıyorsun’ demesi bile hoş değil” diye anlatıyor.

Eda Ö., Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi aracılığıyla da şikayetlerini iletti ve süreci takip edecek iddialarını sürdürdü. Bu arada, hastane yetkilileri, öfkenin sebebinin yanlış rapor olmadığını, sadece tıbbi bir durumu netleştirmenin zor olduğunu savunuyor. Ancak Eda Ö., “Bebeğin kalp atışı yok, rahme yapışmış” derken, kalp atımının olduğunu öğrendiğinde yaşadığı şok duygusunu tarif etti.

Gelişmeler devam ediyor. Bakalım, bu olaydan sonra tıbbi raporlarda ne gibi değişiklikler yapılacak ve hastane politikaları nasıl şekillenecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Sinan Kaleli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap