Duygusal zeka değil: Yaşlılıkta güçlü hafızanın sırrı başka
65-84 yaş arasındaki 45 sağlıklı yetişkin incelendi. Katılımcıların eğitim düzeyleri, mesleklerinin zihinsel gereklilikleri ve zihinsel açıdan aktif hobileri değerlendirilerek “bilişsel rezerv” düzeyleri belirlendi. Aynı zamanda duygusal zekaları ölçüldü ve yüzlerdeki duyguları tanıma gerektiren hafıza testi uygulandı; test, yüzün duygusuna veya yaşına odaklanmalarını zorlayarak giderek zorlaştırıldı.
Sonuçlar, bilişsel rezervi yüksek olan bireylerin testin kolay ya da zor olmasından, yüzün mutlu veya öfkeli olmasından bağımsız olarak daha yüksek doğruluk sağladığını gösterdi. Bu yüksek bilişsel rezerv, tepkilerin hızını artırmadı; yani hafızada doğru yanıt verme becerisi yükseldi ancak tepki hızı değişmedi.
Duygusal zeka ise hafıza doğruluğuyla ilişkilendirilmedi; yalnızca belirli durumlarda tepki hızını etkiledi. Duyguları göz ardı ederek yüzlerin yaşına odaklanan katılımcılarda yüksek duygusal zekaya sahip bireyler mutlu yüzlere daha hızlı tepki verirken, doğrudan duyguyu değerlendirme istenince bu ilişki tersine döndü. Araştırmacılar, zihinsel olarak aktif kalmanın ileri yaşlarda hafızayı koruyabileceğini belirtiyor, fakat bilişsel rezervi yaşamın ilerleyen dönemlerinde artırmanın hafızayı gerçekten güçlendirip güçlendiremeyeceği henüz net değil.

