DMM: Sevr Antlaşması Yıl Dönümüyle Kanun Teklifi Kurgusuz
Sevr Antlaşması’nın 99. yıl dönümüyle ilgili iddialar de, TBMM Genel Kurulu’na getirilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde kasıtlı olarak gündeme alındığı yönündeki söylentiler, gündemin gerçek boyutunu gizlemeye çalışıyor. Bu iddialar, gündeme getirilen kanun teklifinin tarihiyle ilgili bir bakış açısı sunmak için değil, kamuoyunun dikkatini dağıtmak adına yapılmış bir çarpıtma gibi görünmekte.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bu iddiaların asılsız olduğunu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığını gelmiş ti. Açıklamada, “Sevr Antlaşması’yla ilişkilendirilmesinin ‘art niyetli sembolik bir eşleştirme’ olduğu” vurgulanmış, böylece vatandaşların yanıltıcı bilgilere itibar etmemesi ve yalnızca resmi açıklamaları dikkate almaları çağrısında bulunulmuş. DMM, meclis toplantısının anayasal usullere uygun olarak yürütüldüğünü, kanun teklifinin zamanlamasının tamamen yasama süreçleri içinde olduğunu belirtiyor.
TBMM’nin çalışma takviminin anayasal usuller ve yasama süreçleri çerçevesinde yürütüldüğü da, Sevr Antlaşması’nın yıl dönümüyle hiçbir şekilde bağlantısı olmadığı açıklandı. DMM, “Sevr Antlaşması’nın yıldönümünde gündeme alınan kanun teklifinin zamanlamasına dair hiçbir siyasi niyet bulunmadığını” sözlü ve yazılı olarak ifade ederken, “Bu tür bir sembolik eşleştirme, sadece yanıltıcı bir propaganda aracı olarak kullanılmış” dedi.
İşin özü, Sevr Antlaşması’nın yıldönümünde bir kanun teklifinin gündeme gelmesi, sadece bir takvim tesadüfüdür. DMM, “Kamuoyunu yanıltmak amacıyla yapılan bu iddiaların asılsız ve tehlikeli” olduğuna dikkat çekiyor. “Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde yapılacak herhangi bir kanun, tamamen Türkiye’nin demokratik prosedürlerine uygun bir şekilde belirlenir” diyerek, vatandaşların resmi açıklamaları takip etmeleri gerektiğini vurguluyor.
Bakalım, gelecekte bu tür dezenformasyon çabalarına karşı toplum ne kadar hızlı tepki verecek? Sevr Antlaşması’nın yıldönümünde yapılan bu iddialar, halkın bilgiye ulaşma biçimini yeniden gözden geçirmemizi gerektirecek gibi görünüyor.
Kaynak: Orijinal Haber

